Sizin de Fomonuz Var mı?

Kişisel gelişim meraklısı olarak yabancı pek çok kaynağı takip ediyorum, sürekli öğrenme vaziyetinde olmaya bayılıyorum.

Bir dönem birçok farklı yerde bu FOMO sözü dikkatimi çekmeye başlamıştı, FOMO aşağı, FOMO yukarı.

Tabii daldım konuya hemen.

FOMO, İngilizce “Fear Of Missing Out” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma.

Türkçesi, “birşeylerden eksik kalma, birşeyleri kaçırma korkusu“.

Bana FOMO kelimesi kolay ve esprili geldiği için Türkçemizi katletme riskini göze alarak yazımda FOMO kelimesini kullanmaya devam edeceğim.

Hepimizin içinde biraz FOMO kendi adımıza mutlaka zaten var ama özellikle ebeveyn olduktan sonra bu en az ikiye katlanıyor çünkü artık sadece kendimiz için değil, çocuklarımız için de FOMO durumumuz başlıyor.

Neleri kastediyorum?

Bizimle ilgili FOMOlara örnekler:

  • Yeni çıkan veya popüler olan bir kitabı okumadığımızda hissettiğimiz geride kalma eksiklik duygusu
  • Popüler sinema, tiyatro, konser vb kültürel aktiviteleri kaçırma korkusu
  • Popüler seyahat destinasyonlarını görmeyerek eksik kalma korkusu
  • Bir yere seyahate gittiğimizde görülmesi önerilen tüm mekanları ve yapılması önerilen tüm popüler aktiviteleri yapmadan dönme korkusu
  • Popüler spor/sağlık aktivitelerinden eksik kalma duygusu (yoga, pilates, meditasyon, maraton koşma, kayak vb)
  • Başkalarının öğrendiği yabancı diller, çaldıkları müzik enstrümanları, popüler hobilerden eksik kalma duygusu
  • Kadınlar arasındaki popüler estetik ürünler ve bakımlardan eksik kalma duygusu
  • Popüler fiziksel objelere sahip olmama kaynaklı eksik hissetme duygusu (son model cep telefonları, kıyafetler, aksesuarlar vb)

Çocuklarımızla ilgili FOMOlara örnekler:

  • Yine aynen bizim gibi, eğer sahip olmalarsa popüler fiziksel objelerle ilgili eksik hissederler mi korkumuz (oyuncaklar, kıyafetler, teknolojik aletler vb)
  • Başkalarının çocuklarıyla geçirdikleri zamanlar, oynadıkları oyunlar, beraber yaptıkları aktiviteleri biz yapamazsak yetersiz ebeveyn olur muyuz korkumuz
  • Başkaları evde yoğurt yapıyor, köyden süt alıyor, sadece organik besliyor, biz yapmaksak çocuğumuz yetersiz beslenir mi endişemiz
  • Herkesin çocuğu piano dersi alıyor, bir bizimki almıyor, acaba birşeylerden eksik kalır mı korkumuz
  • Başkalarının çocukları özel ders alıyor, bizimki geri kalır mı korkumuz
  • Arkadaşlarımın çocukları şu aktivitelere gidiyor, bizimki de gitmezse birşeyleri kaçırıyor olur mu endişemiz
  • Adı, sanı popüler okullardan birine gitmezse eksik, geri kalır mı korkumuz

Tabi ki bu örneklerin sonu yok, siz kendinize göre istediğiniz gibi kişiselleştirebilir, çoğaltabilirsiniz. Dürüstçe şöyle içinizde kısa bir yolculuk yapmanız yeterli.

Hepimizde bir şekilde var bu FOMO vaziyetleri, sonuçta hepimiz insanız, gayet doğal.

Fakat sorun şurada başlıyor:

Elbette kendimiz ve çocuklarımız için birşeyler istemek, hedefler koymak, planlar yapmak güzel şeyler.

Sorun bu durumu abarttığımız zaman başlıyor.

2 temel şekilde bizi olumsuz etkiliyor:

  1. Yapılacaklar listemiz sürekli dolup taşıyor ve biz sürekli koşturmaktan, yetişememekten fiziksel ve duygusal olarak helak oluyoruz, kendimize, sevdiklerimize yani bizim için gerçekten önemli olan şeylere yeterince zaman ayıramıyoruz.
  2. Ne kadar ne yapsak yine de bize yeterli gelmiyor, tatmin olmuyoruz çünkü hep kendimizi ve çocuğumuzu başkalarıyla mukayese etmeye devam ediyoruz, o zaman da FOMO vaziyetleri sonsuz bir kısır döngü halinde devam ediyor, maddi ve manevi olarak ciddi şekilde yıpranıyoruz.

Tüm bunlar da elbette iç huzurumuzu, sağlığımızı, yaşam kalitemizi, ilişkilerimizi, stres seviyemizi, hayatımızdan ve ebeveynlikten aldığımız keyfi ciddi şekilde olumsuz etkiliyor.

Peki çözüm?

Belki ilk adımımız herşeyde olduğu gibi yine farkındalık.

Bu yazımın amacı da zaten başta kendim olmak üzere hepimizde bir fomo farkındalığı yaratmak.

Ve yıllık, aylık, haftalık ve günlük hedeflerimizi, planladığımız aktivitelerimizi, yani özetle yapılacaklar listemizi bir kere de bu farkındalıkla gözden geçirmek, kendimize, içimize dönmek ve de birçoğunu listemizden atmak, şöyle bir özgürleşmek, hafiflemek, ferahlamak.

Bu yaklaşımın zaman içinde yaşam kalitenizde ve iç huzurunuzda müthiş fark yaratacağına inanıyorum.

Ben ne zaman kendimi stresli hissetsem, artık kendimde ilk baktığım yerlerden biri FOMO durumum ve sırf bu yüzden farkında olmadan şişirdiğim yapılacaklar listem ve kafaya gereksiz taktığım konular.

Oralardan birşeyleri atmaya, hafifletmeye başladığım noktada tekrar özüme, huzuruma dönüyorum, umarım size de faydası olur.

Sevgilerimle

Ahu

Close